Kullanici Bilgileri
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ekim 12, 2008, 01:47:39 ÖÖ

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Ara:     Gelişmiş Arama

Istatistik
16042 Mesaj 2036 Konu Gönderen: 3723 Üye
Son üye: bozo888
Ana Sayfa Ana Sayfa Yardım Ara Giriş Yap Kayıt

Su an bu konuyu goruntuleyenler
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Lucescu: Dönüp rövanşı alacağım  (Okunma Sayısı 65 defa)
Haziran 13, 2007, 10:23:07 ÖÖ
UYE BiLGiLERi york.cfc

Artem
Yönetici
****

CINSIYET Cinsiyet: Bay
NERDEN RUSSIAN
KAYIT TARIHI Kayit tarihi Mayıs 14, 2007, 09:43:35 ÖÖ
MESAJ SAYISI Mesaj Sayısı: 595
KiSiSEL MESAJ hayatta hep yanlizssiniz unutmayin

ILETISIM
WWW
« :»

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


Ertuğrul Sağlam'dan önce Beşiktaş'la adı geçen Lucescu'dan mesaj var. Rumen Teknik Direktör bir gün Türkiye'ye hesap sormak için yeniden geleceğini belirtti...


Lucescu: Bir gün dönüp rövanşı alacağım
Büyük takımlar ne zaman hoca arayışına girse onun adı listenin başında yer alıyor. Türk spor medyası üç büyüklere hep onu layık görüyor. Ertuğrul Sağlam ile anlaşılana kadar ismi Beşiktaş ile birlikte anılan Mircea Lucescu, ikinci Beşiktaş döneminin neden başlamadığını, Siyah-Beyazlı yöneticilerle neler görüştüğünü ve gelecekle ilgili yorumlarını ilk kez paylaştı. Üç yıldır Ukrayna'da stresten uzak bir kariyer geçiren Lucescu, Türkiye'ye bir gün gelip yarım bıraktığı işleri tamamlamak istiyor. Shakhtar Donetsk ile sözleşmesini iki yıl daha uzatan 62 yaşındaki Romen teknik adam, genç takımıyla Avrupa'da parlak bir zafer hedefliyor. İşte Lucescu'nun samimi açıklamaları...

Türkiye'nin dört büyük kulübü, ne zaman sıkıntıya girse hep sizin adınız ön plana çıkıyor. Kulüpler gerçekten sizi arıyor mu; yoksa gündem mi oluşturuluyor?
Sadece dört büyükler değil, Milli Takım için de adım geçiyor. Sadece medyanın yazdığı gibi kalmıyor tabii... Kulüpler direkt olmasa da aracılar vasıtasıyla beni arıyor. Daha önce de dostlar vasıtasıyla Fenerbahçe'den, Galatasaray'dan ve Trabzonspor'dan teklif aldım. Bu benim için bir gurur kaynağı. Türkiye'de çok başarılı bir dönem geçirdim. Şimdi görüyorum ki kulüpler benim değerimi daha çok anlıyor. Diğer bir nokta da taraftarlar beni istiyor.

İki hafta öncesine kadar spor medyasında Beşiktaş'la anlaştığınız yazılıyordu. Beşiktaş'a neden gelmediniz?
Evet, Beşiktaş'tan teklif aldım. Ancak hep unutulan bir şey var, ben Shakhtar Donetsk ile iki yıllık sözleşme daha imzaladım. Başkan Rınat Ahmetov'un Avrupa için hedefleri var. Bana büyük değer veriyor. Futbola çok yatırım yaptı. Shakhtar şu an Doğu Avrupa'nın en büyük kulübü. Ne Dinomo Kiev, ne F.Bahçe ne de G.Saray üç sene boyunca Avrupa'da bu kadar başarılı olabildi. UEFA sıralamasında büyük sıçrama yaptık. Başkanla uyumlu bir çalışmamız var. Şimdi ona sırtımı dönüp gitmek olmaz. Ahmetov'a vefa borcum sürüyor.

Beşiktaş'la para yüzünden anlaşamadığınız da yazıldı?
Çok komik gerçekten. Para benim için önemli değil. Önemli olsaydı Beşiktaş'tan ayrılırken 500 bin dolarlık tazminatımı alırdım. Bu para benim yasal hakkımdı; ancak hakkımı Beşiktaş'a bağışladım. İnönü Stadyumu'na bir plaketimi assınlar yeter.

Peki Türkiye'yi kafanızdan sildiniz mi?
Hayır, bir gün Türkiye'ye döneceğim. Rövanşı alacağım yani (gülerek)... Bu hangi takım olur, bilmiyorum.

Rövanştan kastınız nedir?
Türkiye'de bana karşı çok haksızlık yapıldı. Hakemlerin ve bazı spor yazarlarının hışmına uğradım. Zor günlerim oldu ve kötü bir şekilde ayrıldım. Bu yüzden gelip beni mağdur edenlerden hesap sormak istiyorum.

Büyük takımlar yabancı hocalarla bir türlü istikrarı yakalayamadı. Gerets, Tigana gitti, Zico şampiyonluğa rağmen eleştiriliyor. Sizce yabancılarda hata nerede yapılıyor?
Türk futbolu için Batı Avrupalı hocalar uygun değil. Bence Balkan ülkeleri, Sırbistan, Hırvatistan, Romanya gibi ülkelerden gelecek hocalar Türkiye'de daha başarılı olur. Çünkü, Türk futbolcusunu daha yakından tanıyorlar. Medyayı tanıyorlar. Bir zamanlar Osmanlı coğrafyasında yaşadıkları için kültürler de benziyor. Fransız, Belçikalı, Alman ve İtalyan hoca ise çok farklı değerlerle Türkiye'ye geliyor.

Ertuğrul Sağlam'ın kariyeri Beşiktaş için yeterli mi?
Ona büyük saygı duyuyorum. Türkiye'ye ilk geldiğimde Beşiktaş'taki son sezonunu oynuyordu. Daha sonra Samsunspor'a gitti. Futbolculuğunu çok beğenirdim. Ertuğrul'un en önemli eksikliğinin uluslararası maçlar olduğunu düşünüyorum. Ertuğrul ilk yılında takımla çok oynarsa hata eder. Bence kadroya fazla dokunmamalı. Bir iki transferle takviye yapabilir. G.Saray'da, Beşiktaş'ta ve Shakhtar'da da ilk yılımda takıma dokunmamış ve başarılı olmuştum.

Türkiye'de iki tane Lucescu imajı var. Biri çok babacan, başarılı ve beyefendi. Diğeri de çok çabuk kızabilen, hakemlerle kavgalı, tartışan bir Lucescu. Peki doğru olan hangisi?
Asabi biri olduğumu kabul etmiyorum. Taraftarlar, kulübü için savaşan, haksızlığa sessiz kalmayan teknik direktörleri seviyor. Ben savaşçıyım; çünkü birçok anormallikle karşılaştım. G.Saray'da, ardından Beşiktaş'ta birçok lig maçında birçok hakem hatasının kurbanı olduk. Ama asla bir hakemin boynuna sarılmadım, asla kimseye yumruk atmadım. Sadece haklı tepkimi konuşarak ifade ettim. 62 yaşındayım ve bir gün evde oturup dinlenmedim. Sürekli başarı için koşturuyorum. Ukrayna'da da aynı anormallikleri yaşıyorum. Dinamo Kiev'in başkanı, Ukrayna Futbol Federasyonu başkanının kardeşi. Kasım ayındaki D.Kiev maçında hakem sahada bizim yenilmemiz için mücadele etti. Hakem Portekizliydi; ancak futbol federasyonu taraflı olarak bu hakemi seçmişti.

Beşiktaş'ta sizi en çok hayal kırıklığına uğratan şey neydi?
Beşiktaş'a ilk geldiğim yılda yönetime dedim ki: Eğer 100. yılda başarılı olmak istiyorsak, akıllı davranmamız gerekiyor. Medya önünde asla tartışmayalım. İyi bir arkadaşlık oluşturalım. Birbirimizle iyi anlaşırsak, futbolcular da bundan etkilenir. Ama eğer birbirimizi yersek, şampiyonluk hayal olur. İlk sene dediklerim oldu ve muhteşem bir şampiyonluk yaşadık. Ama ikinci sene büyük kavga başladı. Herkes pastadan daha çok pay sahibi olmak istedi. Yöneticiler kafalarına göre konuşmaya başladı. Herkes daha fazla öne çıkmaya çalıştı. Tabii bu kavga futbolcuların da moralini bozdu. Primler zamanında ödenmedi. En büyük gol silahımız İlhan Mansız satıldı. Buna Cem Papila ve Bülent Uzun gibi hakemlerin de maçlarımızı katletmesi eklenince büyük kaos patladı. Bülent Uzun'un Ankaragücü maçında yaptıklarını unutamam. Sonradan öğrendim ki Bülent Uzun, A.Gücü Başkanı Cemal Aydın'ın çok iyi arkadaşıymış. Çok zor bir yıldı. Beşiktaş iki sene üst üste şampiyon olacaktı; ama birileri engelledi.

Tolga neden Shakhtar'dan ayrıldı. Siz mi istemediniz?
Hayır, kendisi buradaki ortama alışamadı. Tolga'nın dil problemi vardı. Arkadaşları olmadı. Ancak takımda bir problem çııkarmadı. İyi bir profesyonel futbolcuydu. Türkiye'ye dönmek için izin istedi, ben de gidebilirsin, dedim.

Feldkamp, 74 yaşında Galatasaray'ın teknik direktörü oldu. Yorumunuz nedir?
İlk duyduğumda inanılmaz, nasıl mümkün olur, dedim içimden. Ancak teknik direktörler için artık yaş sorun değil. Otto Rehhagel'e bakın 70'ini çoktan aşmış. Yunanistan'da hâlâ çok başarılı. Alex Ferguson'a bakın, 66 yaşında Manchester United'ı şampiyon yaptı. Feldkamp, antrenmanda koşmak zorunda değil. Aklıyla oyuna hakim olabilir. 70'inde olursun; ama ruhun hâlâ bir delikanlı gibidir, sürekli heyecan içinde olursun. Feldkamp'ın ikinci adamı güçlü olursa başarılı olur. Takımda güzel bir hava yakalar, sadece futbolcuları değil, taraftarları da bu rüzgârın içine çekerse bir şeyler yapabilir. İnsan tekrar futbola başladığında büyük bir motivasyon hisseder. Bu çok önemli. Feldkamp sekiz yıldır futbolun içinde değil. Şimdi kafası şarz olmuş durumda. Benden bile kafası iyi diyebilirim. Ben 74'üme geldiğimde Galatasaray'ın başına gelebilir miyim, bilemiyorum. Çünkü kariyerime hiç ara vermedim. O zamana kadar çok yorulurum herhalde.

Yıldızlarla değil de asker oyuncularla çalışmayı sevdiğiniz söyleniyor...
Ben futbolcuyu 'takım için ne kadar faydalı olur' diye değerlendiririm. Kendisi için oynayan futbolcuya önem vermem. Bakın kadromda Elano diye bir Brezilyalı var. Türkiye maçında oynadı. Ancak bencil bir futbolcu, takım futbolunu bilmiyor. Yıldız futbolcu diye bir ayırım yapmam. İtalya'da Baggio, Ronaldo ile çalıştım. Hepsine şunu söyledim: Siz 1 numara değil, takım 1 numara olmalı.

Logged
york.cfc'in Imzasi

oooOOOooo bir manitam olsa
saclari sari olsa
fenerbahceli olsa
bir koysam kartal olsa

Resimlerin Görüntülenmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Desing By Asikartallar.org

[Copyright © 2006/2008 Asikartallar.Org]

Forum Arşiv / Portal Sitemap
Bu Sayfa 0.064 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu